Şerit Komutlarını Atla
Ana içeriğe atla

ANASAYFA

:

insan Ticareti

Giriş

İNSAN TİCARETİ

İNSAN TİCARETİAslında kavram olarak çok yeni olmayan bir konu olan insan ticareti geçmişte farklı şekillerde karşımıza çıkmıştır.
Tüm dünyada bazen en önemli gündem maddesi haline gelen insan ticareti olgusu  insan hakları ihlallerinden birisi olarak kabul görmüştür. Günümüzde meydana getirdiği etkileri incelediğimiz zaman sadece insanları birey olarak etkilemek ile kalmamış toplumsal yapıyı da doğrudan etkileyen sosyo-ekonomik bir faktör haline gelmiştir. Ülkemizin bulunduğu coğrafya itibariyle stratejik olarak değerlendirilmesi gereken çok önemli bir kavramdır.
Kazancı yüksek bir sektör haline gelen insan ticaretinin hedef kitlesi ise savunmasızlığı veya kendilerini savunabilmeleri açısından zayıflıkları sebebiyle daha çok kadınlar ve çocuklardır. Bu konuyla etkin mücadelenin sağlanabilmesi için ülkemiz ve bazı ülkeler öncelikle yasal zemin oluşturmuş fakat zamanla bu mücadelenin sadece kolluk güçleri ile yapılamayacağı ortaya çıkmıştır.
İnsan ticareti ile mücadele elbette en başta yasal düzenlemelerle yapılmalıdır ancak bunun yanında sosyal ve ekonomik sıkıntılar, yoksulluk, ülkeler arasındaki ekonomik uçurum ve işsizlik oranındaki artış gibi temel sorunların çözümü gerekmektedir. Bununla beraber kamuoyu bilinci arttırılmalı ve böylelikle sorunun temeline inilmeli ve konuya çok yönlü yaklaşılmalıdır.
İnsan ticaretinin ülkemiz açısından da önem kazanması sebebiyle acil tedbirler alınması gerektiği de bir gerçektir. Bu kapsamda Dışişleri Bakanlığı’nın koordinesinde “İnsan Ticaretiyle Mücadele Ulusal Görev Gücü” kurulmuş ve ilgili kurum ve kuruluşların katılımı sağlanmıştır.  Ulusal Görev Gücü kapsamında yapılan çalışmalar neticesinde “İnsan Ticaretiyle Mücadele Ulusal Eylem Planı” hazırlanmış ve Başbakanlık tarafından imzalanarak yürürlüğe girmiştir. Ulusal Eylem Planı ile yapılmak istenen, çalışmaların belirli bir koordine içerisinde gerçekleştirilmesidir. 
Ulusal Görev Gücünde İçişleri Bakanlığı’nı  Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı temsil etmektedir. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde ise Asayiş, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ve Yabancılar Hudut İltica Daire Başkanlıkları Ulusal Görev Gücüne katılım sağlamaktadır.
Özellikle son yıllarda dünyada meydana gelen siyasi ve ekonomik değişmeler ve gelişmeler neticesinde milyonlarca insan türlü insan hakları ihlallerine maruz kalarak doğup büyüdüğü ve yaşadığı topraklardan ayrılmak zorunda kalmıştır. Bu değişimlerin Ülkemize yakın veya komşu bölgelerde meydana gelmesi neticesinde bu durum Ülkemizi de ciddi bir şekilde etkiyecektir. Özellikle yerleşik bulunduğumuz coğrafyadan dolayı bunun etkilerini en ciddi olarak ülkemiz hissetmektedir.
Ülkemizin demokratik yapısı, esnek vize politikası ve bölge ülkelere göre ekonomik gelişmişliği bu insanları ülkemize çekmiştir. İnsan ticaretine konu olan kişilerin ve insan ticareti olaylarını organize eden suç gruplarının bu tür faaliyetleri Ülkemizde çok ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Özellikle toplumsal ve ekonomik yapıya verdiği zarar çok önemlidir. Bunun önüne geçebilmenin tek yolu ise şu an yapıldığı gibi ilgili tüm kuruluşların desteğiyle ortak mücadeleye devam etmektir.
Son yıllarda Ülkemiz kendi ülkelerinde yaşanan ekonomik ve sosyal sıkıntılar nedeniyle yurtdışında daha iyi şartlarda yaşamak ve çalışmak isteyen bazı yabancı ülke vatandaşları için hedef ülke konumuna gelmiştir.
Çoğunlukla eski SSCB ülkelerinin vatandaşları, yukarıda da belirttiğimiz gibi, esnek vize politikamızdan faydalanarak organize suç gruplarından veya insan tacirlerinden yardım almaksızın ülkemize gelmekte, ancak daha sonra izinsiz ikamet, vize ihlali gibi yasadışı duruma düşmeleri neticesinde insan tacirleri için birer kurban haline gelebilmektedirler. Bu gelenler arasında kendi istekleri ile bilerek ve isteyerek, herhangi bir zorlama olmadan fuhuş sektöründe çalışanlar olabildiği gibi, normal bir işte çalışacağını düşünerek Ülkemize gelenler de olabilmektedir.
 Belirli bir zaman sonra veya gelir gelmez insan tacirlerinin eline düşebilmektedirler. Bu sebeple hedef ülke konumunda olan ülkemize gelmeden önce kaynak ülkelerde de mutlaka önleme çalışmaları yapılmalıdır. Bu yapılacak çalışmalar ise mutlaka ülkeler arasında koordinasyon sağlanarak yapılmalıdır.
Kendi rızaları ile bilerek ve isteyerek, herhangi bir zorlama olmadan fuhuş yapan kadınlar ile ilgili olarak Pasaport Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca ülkelerine geri gönderilmeleri sağlanmaktadır. Ancak fuhuş yapması konusunda zorlanan veya cinsel istismara uğrayan kadınlar ile ilgili olarak farklı yaptırımlar uygulanmaktadır.
İç hukukumuzda yapılan değişikler ile insan ticareti kavramı artık kanunlarımızda suç olarak tanımlanmaktadır.
765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 201/b maddesinde insan ticareti suçu tanımlanmıştır. Yine aynı şekilde 01 Haziran 2005’te yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda da insan ticareti konusu işlenmiş ve tanımlanmıştır (TCK 80). Türk Ceza Kanununu ile aynı tarihte yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda da İnsan Ticareti Olaylarında teknik takip yapılabilmenin yolu açılmıştır. Özellikle teknik takip imkânlarının kullanılabilmesi insan ticareti suçunun soruşturmasında delillerin ortaya konulmasında kolaylıklar sağlayacaktır.
  • Emniyet Genel Müdürlüğü
  • Polis Radyosu
  • Kurumsal E-Posta
  • Polsan
  • Emniyet Teşkilati Mensupları Hanımları Yardımlaşma Derneği
  • UPEM
  • TUBİM
  • UTSAS Sempozyumu
  • İçişleri Bakanlığı
  • BİMER
  • Resmi Gazete